1930’ların Tennessee Smoky Dağları’nda anne ve babasını kaybeden sekiz yaşındaki Küçük Ağaç, büyükannesi ve büyükbabasıyla yaşamaya başlar. Doğayla iç içe kurduğu yeni hayatında dağların özgürlüğünü keşfeder; Kızılderili bilgesi Willow John’dan doğanın ritmi ve geçmişin bilgeliği üzerine çok şey öğrenir. Büyük Buhran’ın gölgesindeki bu yolculukta Küçük Ağaç, dostluk ve bağlılıkla tanışırken kendi kimliğini bulmaya ve ailesinin hatırasını yaşatmaya çalışır.