Last and First Men (2017), insanlığın iki milyar yıl sonrasına uzanan karanlık ve melankolik bir hikâyesini anlatıyor. Yugoslavya’nın çalkantılı geçmişinden esinlenen görüntülerde dev yapılar ve harabe şehirler belirirken, Hans Zimmer’ın müziği bu geleceğe dair anlatıya eşlik ediyor. Belgesel ile kurgu arasında dolaşan eser, insanlığın varoluşunu tehdit eden kıyamet ihtimalini, savaşların izlerini ve geçmişin günümüze taşınan anılarını ele alıyor.