1948 yapımı Ladri di biciclette’de, savaş sonrası İtalya’da geçim mücadelesi veren Antonio, sokaklarda film afişleri asacağı bir iş bulur. Ailesinin geleceği için büyük önem taşıyan bisikleti işe başladığı ilk gün çalınınca, küçük oğlu Bruno’yla birlikte hırsızın izini sürmeye koyulur. İkilinin arayışı, dönemin yoksulluğunu ve çaresizliğini gündelik hayatın içinden aktarırken baba ile oğul arasındaki bağı da öne çıkarır.